info@sefaanaokulu.com

0 322 457 36 25

KAYGILI ANNE ÇOCUĞU OLUMSUZ ETKİLİYOR

KAYGILI ANNE ÇOCUĞU OLUMSUZ ETKİLİYOR

   Aman düşmesin, ya üşütürse, ya ateşlenirse, çok uyudu acaba hasta mı, bugün hiç    gülümsemedi, acaba mutsuz mu?..Annelerin çocuklarıyla ilgileri Kayıları bitip tükenmiyor. Uzmanların belli bir doza kadar normal karşıladığı bu durum, abartılı olduğunda çocuğun gelişimini olumsuz etkiliyor.Evet, annelik hiç kolay değil. Yeryüzünde çocuğu için hiç endişelenmeyen bir anne yoktur herhalde. Hepimiz, çocuklarımızı seviyoruz, onları tehlikelerden, hastalıklardan korumak istiyoruz ama bunun belli bir düzeyde tutulması gerekiyor. Aksi takdirde o üstüne titrediğiniz minik kızınız ya da oğlunuz, son derece mutsuz bir birey olarak hayatını sürdürmek zorunda kalabiliyor. Annedeki kaygılı durum çocuğun psikolojisini olduğu kadar, evlilik ilişkisini de olumsuz yönde etkileyebiliyor.

Çoğu kadının yaşadığı, özellikle hamilelik döneminde başlayan ve doğum sonrasında devam eden, çocuğa karşı sergilenen “aşırı kaygılı ruh hali”” çeşitli şekillerde kendini gösteriyor. Bu durum genellikle annenin hormonal değişikliklerinin bir sonucu olarak düşünülüp kabulleniliyor. Oysa bu düşünce hem anne hem de çocuk sağlığı açısından önemli sakıncalar doğurarak, uzun vadede hayatları kâbusa çevirebiliyor. Psikolog Ayşe Yanık KNUDSEN, anne adayının içgüdüsel olarak çocukla daha azla ilgilenme ve onu daha çok koruma eğiliminde olduğunu belirtiyor.

Knudsen, ilk doğan çocuk ya da geç kavuşulan çocukların genellikle abartılmış bir ilginin ve kaygının odak noktasında olduklarını ifade ediyor.””Bu tür çocukların üzerine titrenir. Ebeveynler, çocuklarının sokakta koşmasına, başka çocuklarla oynamalarına izin vermezler. Sürekli evhamlı davranır, çocuklarına zarar göreceğini düşündükleri her türlü durumda, onları gözlerinden sakınırlar.

Aşırı kaygı durumu daha çok annede görülse de baba da aşırı koruyucu tavırlar sergileyebilir. Aşırı koruyucu ve sevgisi abartılı olan anne- babalar, çocuklarına derin duyusal bağla bağlıdır. Çocukları için sebepsiz yere duydukları bu kaygı da onarlı çocuklarını aşırı korumaya yönlendirir””

DOĞRU DAVRANIŞ ŞEKLİ NASIL OLMALI

       Çocuğun psiko–sosyal gelişimini tamamlaması için ailelerin sevgi ve koruyuculukta ölçülü davranmaları gerektiğini belirtiyor. Çocuğun kendi başına yemek yemesine, uyumasına, giyinip soyunmasına, kendi seçimlerinin olmasına, arkadaşlarının davetlerine katılmasına ve onları davet etmesine izin vererek, onlara özerklik tanıması gerektiğini vurguluyor. Ebeveynlerde görülen aşırı kaygı hali aslında tedaviyle kontrol edilebilen bir hastalıktır, böyle durumlarda yardım destek aranması, hem anne babanın hem de çocuğun sağlığı açısından büyük önem taşır” Anne babanın, çocuklarını yetiştirirken takınacakları ortak tavır, evliliği de olumlu yönde etkileyecektir. Yuvadaki sevgi ve anlayış ortamındaki olumlu tavırlardan en çok etkilenenler yine çocuklar olacaktır.”

To Top ↑